Loading...

Batı’nın Uyuşturucu Komplosu Tarihi (IV)


12 Mart’la birlikte demokrasiye getirilen sınırlamalar, dış politika üzerindeki demokrasiden kaynaklanan toplumsal baskıyı da engellemiştir. Dönemin en çarpıcı örneği, Türkiye’de afyon ekiminin Amerikan baskısıyla yasaklanması olmuştur. Birleşmiş Milletler’de ABD yörüngesindeki davranışlar sürdürülmüştür. 1973 yılında demokrasiye yeniden dönülmesiyle birlikte, Türk dış politikasında toplumun istekleri ve ulusalcı kararlar yeniden öncelik kazanmaya başlamıştır. Ulusal birliğin güçlendiği, Türk dış politikasının kişilikli bir biçimde sürdürüldüğü bu dönem, Kıbrıs Barış Harekâtıyla noktalanmıştır. Birleşmiş Milletler’de de, eşitliğin, barışın, bağımsızlığın yandaşı, mazlum ulusların dostu bir Türkiye görülmektedir bu dönemde. Bundan sonra, Türk dış politikasının artık geriye döndürülemez bir noktaya ulaştığı görülmektedir. Toplumsal bilinç ve demokratik baskılar, Türkiye’nin dış politikası üzerindeki olumlu etkilerini, hükûmetlerden bağımsız olarak sürdürmüştür. Birleşmiş Milletler’de de Türkiye halkının istediği tutarlı tutumunu sürdürmüş, Güney Afrika’da, Orta Doğu’da ırkçılığı kınayan, çeşitli yerlerdeki insan hakları ihlâllerini mahkûm eden karar tasarıları lehine oy kullanmıştır. 1978-1979 döneminde, toplumun demokratik etkinliği, kitlelerin talepleri hükûmette egemen olan sağlıklı değerlendirmelerle bütünleşerek Türk dış politikasına yeni bir ivme kazandırmıştır. Türkiye, aktif, barışçıl, sorumlu, kişilikli, çok yönlü ve tamamen ulusal çıkarlara yönelik bir dış politika izlemiş, Birleşmiş Milletler organlarındaki tutuma da bu yansımıştır. Bugün Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’de kullandığı oylar ve safında yer aldığı ülkelerin niteliği, Türk dış politikasında bir geriye gidişi ifade etmektedir. Türkiye’nin dış politikası ile demokratik gelişme arasındaki bağ, Birleşmiş Milletler’deki oylamalarda da kendini iyice göstermektedir. Bir zamanlar Kıbrıs’ın, Cezayir’in, Tunus’un bağımsızlığı söz konusu olduğunda takınılmış olan tavır ile bugün Şili, El Salvador ya da Guatemala konularındaki tavır ilginç koşutluklar göstermektedir. Bugünkü tavrı, Türk halkındaki demokratik bilinç düzeyi ile çeliştiğini ise göz ardı etmemek gerekmektedir. Bu gerçeği göremeyenlere tarihin yükleyeceği vebal çok ağır olacaktır.

Haluk Gerger

1982

[Kaynak: Haluk Gerger, «Mayınlı Tarla»da Dış Politika, Hil Yayın, 1988, s. 58 vd.]