1963-1964 senelerinde, Küba’da yapılan ve “Büyük Tartışma” olarak adlandırılan ekonomik tartışmalar, Küba Devrimi sonrası Marksist ekonominin maddî ve kuramsal çözümlemelerini içermesi nedeniyle ufuk açıcı ve önemlidir. Tartışmaların merkezini, Che Guevara’nın, özellikle Sovyetler Birliği’ndeki uygulamalara getirdiği eleştiriler oluşturmuştur. “Büyük Tartışma” dört temel konuya odaklanmıştı. Bunlardan ikisi uygulamayla alâkalıydı: devrimci hükûmetin ekonomi politikası sorunları ve sanayi işletmelerinin organizasyonu, sosyalizmin inşasında maddî teşviklerin önemi. Diğer iki konu kuramsal nitelikteydi: kapitalizmden sosyalizme geçiş döneminde değer yasasının rolü ve bu dönemde devletleştirilmiş üretim araçlarının gerçek doğası (Orada üretilen meta mı, değil mi?).
Küba Devrimi’nden sonra, yeni bir toplum yaratma yolunda, içinde bulundukları sorunlara karşı çözüm arayışıyla yapılan bu tartışmalar, kendini, bir yanında sosyalist bilim, diğer yanında ise Sovyet sistemi ve onun kuramsal ideolojisi arasında buldu.
1960’lı yılların başında Küba Devrimi’nin sosyalist özelliği ilân edilince, “Ekonomik Hesaplama” adı verilen ve SSCB’de uygulanan şirket yönetim sistemi uygulanmaya başlandı. Bu sistemde şirketin kendi özerkliği vardı ve masraflarını girdileriyle karşılamanın yanı sıra, ayrıca kâr edip bunu devlet bütçesine aktarmak zorundaydı. Şirketler finansman girdilerini karşılamak için banka kredisi kullanabiliyordu. Masraflarını girdileriyle karşılamaları ve bu sayede kâr elde etmelerinin beklenmesi bu şirketlerin ürünlerini metalaştırarak satmaları ve elde ettikleri geliri, meta hâline gelmiş girdileri için harcamaları demekti.
Che, sanayi bakanı olunca, Sovyetler Birliği ve diğer “sosyalist” ülkelerde senelerdir uygulanan bu ekonomik modelin Küba’da uygulanmasına muhalif oldu. Şirketlere özerklik veren “Ekonomik Hesaplama Sistemi” yerine şirketlerin kendi özel fonlarının olmadığı, şirketler bütününün tüm finansal işlerinin merkezî bir fondan yönetildiği “Merkezî Bütçe Sistemi”ni hayata geçirdi. Bu sayede şirketler arası ürün değişimleri, tek bir üretim tesisinin bölümleri arasında ürün değişimi gibi alım-satım konusu olmadan gerçekleşen bir aktarım hâlini alacaktı. Böylece ürünler metalaştırılmayacak ve alım-satım konusu olmayacaktı. Che, devlet şirketleri arasındaki ticarî kategorilerin varlığını yok sayıyordu. Bu durum onu sosyalizmde değer yasasının geçerliliğini sorgulamaya götürdü.
Che’nin önerilerindeki en önemli nokta, “devlet şirketleri arasındaki kapitalist ticarî kategorilerin varlığını” ortadan kaldırmasıydı. Che, özel mülkiyeti ortadan kaldırılıp toplumsal mülkiyet altına alınan işletmelerin, kendi aralarında değer, meta, para, kredi, faiz vb. kapitalist kategorileri kullanmadan üretim gerçekleştirmelerini esas alan bir değişim süreci öngörmüştü. Che, bu işletmeler bütününden son ürünün çıkışına kadar, yani değişim döneminde hâlen varlığını koruyan kapitalist doğum lekelerinin arasına çıkana kadar, ürünlerin metalaştırılmaması ve değer yasasının işler kılınmaması konusunda ısrarcıydı. Che, üretimde kapitalist kategorileri devrimci dönüşüme tâbi kılamamış bir devrimin, insanın komünist bilincini oluşturacak bir nesnel zemin de oluşturamayacağını görebilmişti.
Bu noktada Sovyetler Birliği’nin anlayışı ile Che arasında çok önemli bir ayrım oluşmaktadır. Sovyetler Birliği’nde, geçiş süreci içinde, kooperatif mülkiyeti gibi bir çeşit özel mülkiyetin devam ettiği ve bu nedenle meta üretiminin sürdüğü, değer yasasının işlediği söylenerek, toplumsal mülkiyet altındaki işletmelerin meta üretimi ve değer yasasına tâbi olması gerektiği belirtilmiştir.
SSCB’nin maddî teşvikleri üretimin ana unsuru olarak kullanması karşısında Che, bu durumun sürdürülmesindeki hatalara dikkat çekti. Bunun temel kaldıraç olarak kullanılmasında isteksiz olsa da maddî teşvike olan nesnel gereksinimi inkâr etmedi ancak ekonomide bu tip bir kaldıracın kısa sürede kendi başına bir kategoriye dönüşmesi ve ardından da insanlar arasındaki ilişkilerde kendi gücünü dayatmasını kabul etmedi. Che’ye göre bu yöntem kapitalizme özgüdür ve sosyalizmde ölmeye mahkûmdur. Nispeten kısa bir zaman diliminde, bilincin gelişiminin üretimin gelişimine katkısının maddî teşvikten daha fazla olacağını söyledi.
Che, maddî teşvikler konusunda gösterdiği haklı tepkinin benzerini para kategorisi için de gösterir. Ona göre mümkün olan en güçlü biçimde eski kategoriler ortadan kaldırılmalıdır. Bunların arasında ilk akla gelen piyasa, para ve tabiî ki maddî teşvikidir. Bu anlayışıyla Che, “Paranın değer biçimi olduğunu unutup, ona üründeki emek miktarının nicel bir belirlenimini yüklemeye çalışmak ve bu şekilde emek zamanın nicel ifadelerine ulaşacağını düşünmek ve bu emek zaman ifadesini sosyalist üretim şekli ve plânlama içinde kullanmayı istemek burjuvanın kaba etkisi altında kalmak anlamına gelir,” diyen Marks ve Engels’in bilimsel tariflerinin içinde kaldı.
SSCB’de yayımlanan Politik Ekonomi Ders Kitabı’nda, kapitalist kategorilerin kullanılmasının onaylanmasını Che çok sert eleştirmiştir. Che, bu kategoriler hakkında, “Bu sözüm ona ekonomik kategorilerin varlığı bile fazlaca tartışma götürür. Hatta bunların sosyalizmin değil, Sovyetler Birliği’nin kategorileri olduğu bile söylenebilir,” der ve şöyle devam eder: “Gerçek varlıkları tartışılır olan ekonomik yasaları bildiklerini iddia ediyorlar. Sonuç şuna varıyor ki Sovyetik ekonominin örgütlenmesinde sürdürdükleri hatalarını haklı kılmak için her sokak başında yeni isimler verdikleri kapitalizmin yasalarının üstüne düşüyorlar. Ne zamana kadar?”
Che, kapitalizmin yasalarının ve ekonomik kategorilerinin devam etmesi ve gelişmesinin, fenomen biçimler alarak değişime uğrasa bile, burjuva toplumsal üretim ilişkilerini ve onlarla birlikte kapitalist toplumun alışılagelmiş düşünme şekli ve motivasyonlarını sürdürmesi sonucuna neden olacağını göz önünde bulunduruyordu. Sosyalist insanın, eğitim ve ideolojik destekle oluşturulamayacağını, sosyalist insan bilincinin, sosyalist üretim şekline yaslanan nesnel bir bilinç durumu olacağını söylüyordu.
Che önerilerini açıklarken şöyle der: “Değer yasasının, üreticilerle tüketiciler arasındaki çelişkileri kendiliğinden açığa vuracak serbest bir piyasanın olmamasına dayandırılan, bilinçli kullanımına karşı çıkıyoruz, devlet işletmeleri arasındaki ilişkilerde metacı kategorilerin varlığına karşı çıkıyor ve bütün işletmeleri, adına devlet dediğimiz tek büyük işletmenin parçaları gibi görüyoruz… Değer yasası ve plânı birbirine bağlayan bir çelişki ve bu çelişkinin çözümüdür, zira merkezî plânlamanın, sosyalist toplumun var oluş biçim, belirleyici kategorisi ve insanoğlunun en nihayetinde ulaşacağı, ekonomiyi gerçek amacına doğru sentezleyip yönlendireceği nokta olduğunu söyleyebiliriz.”
Marks ve Engels’in bilimsel tariflerinin içinde kalmakta ısrar eden Che, Küba deneyiminde “Bütçe Sistemi”nden vazgeçilip SSCB’nin ekonomik önerilerini esas alma sürecine girildikten sonra, artık Küba’da daha fazla kalmanın bir anlamı olamayacağı kararını verdi. Aralık 1964’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda tarihî konuşmasını yaptıktan sonra, Şubat 1965’de Küba’yı terk etti.
Che’nin “Bütçe Sistemi” önerisi SSCB tarafından önerilen sistemden tamamen farklıydı. Ancak daha önemli olan, “Bütçe Sistemi” önerisinin her aşamasında, geçiş dönemi gerekleriyle işlemekte olan kapitalist kategorilerin hareket alanlarını daraltma ve süreç içinde yok etme gerektiğini görebilmesidir.
Che bundan tam 61 sene önce, Sovyetler Birliği’ndeki son ekonomik devrimleri, Yugoslavya’nın kendisini aşamalı olarak kapitalizme geri dönmeye doğru götüren yolu seçtiği zaman giriştiği ekonomik devrimlere benzeterek, geriye doğru yürüyüşün kesin bir başlangıcı olduğu tespitini yapmıştır. Bu sözler bugün kâhince söylenmiş olarak görülebilir ancak Che kehanette bulunmamış, bilimsel bir tarihsel materyalist olarak çözümlemelerini sunmuştur.
Hem doktor hem iktisatçı, elçi, devrimci, bankacı, teorisyen, ajitatör ve gerilla olan Ernesto Che Guevara’nın devrimci yürüyüşündeki farklı duraklardan birisi olan Küba’da, ekonomi ile ilgili düşünceleri, özellikle sosyalizmin kuruluş safhasında olgunlaşmış ve Marksist teoriye orijinal ve zenginleştirici bir katkı sağlamıştır.
Ahmet Hulusi Kırım
7 Eylül 2026
Kaynakça:
Ernesto Che Guevara, Küba’da Ekonomi Üzerine Büyük Tartışma, çev. Süleyman Doğru, Everest Yayınları, 2008.
Alper Öztaş, SSCB’de Sosyalizmin Çözülüşü, Doruk Yayınları, 2025.