Loading...

Palantir Şirketinin Teknolojik Cumhuriyet Manifestosu Üzerine


Palantir az önce manifestosunu yayımladı. Okuyun.

Teknoloji hakkında söyledikleri için değil. Politika hakkında söyledikleri için. Karp ve Thiel’in ideolojisi hakkında. Savaş hakkında. Sizin hakkınızda.

Bir özel şirket, kimin izlenmesi, hedef alınması, tahmin edilmesi, etkisiz hâle getirilmesi gerektiğini tanımlamayı kendine görev edindiğinde ve aynı anda buna itiraz etmenin medeniyet zayıflığı olacağını açıklayan bir metin yayımladığında, artık şirket stratejisi alanında değiliz. Egemenliğin özelleştirilmesindeyiz. Düşmanı belirleme hakkı—ki bu her zaman devletlerin kurucu siyasî eylemi olmuştur—Nasdaq’ta işlem gören bir şirket tarafından satın alınmaktadır.

Bu manifesto, yirmi farklı biçimde tekrar edilen tek bir el çabukluğuna dayanır: gerçekte bir tercih olan şeyi kaçınılmaz kılmak. Yapay zekâ silâhları mı? Nasıl olsa yapılacaklar, o hâlde bunu biz yapalım.

Algoritmik gözetim mi? Jeopolitik gerçeklik bunu gerektiriyor.

Batı’nın yeniden silâhlanması, kültürler hiyerarşisi, çoğulculuğun tehlikeli bir saflık olarak değersizleştirilmesi mi? Sadece dünyanın olduğu hâle karşı bir açıklık.

Bu, ideolojik jestin ta kendisidir: soruyu yasaklamak değil, onu uygunsuz kılmak.

Palantir’in realizm dediği şey aslında radikal bir felsefî karardır: çatışma dünyanın kalıcı gerçeğidir, demokratik müzakere düşmanın istismar edeceği bir kırılganlıktır ve özel bir teknolojik elit bu gerçeğin sonuçlarını çıkarmada halktan daha uygundur.

Bu, kapüşonlu bir Schmittçilik. Kelimenin tam anlamıyla düşüncelerinin yapısı budur.

Tehlike onların deli olması değildir. Tehlike, zengin, tutarlı ve zaten devletlerin içinde olmalarıdır. Palantir, bir araç satmak için hükûmetlerin kapısını çalmaz. Tam bir kozmolojiyle gelir: dünya böyle işler, düşmanlarınız bunlardır, tartışmaya neden izin veremeyeceğiniz budur ve işte sözleşmemiz.

Palantir, halkların ve demokrasinin düşmanıdır. İnşa ettikleri şey, kimsenin seçmediği ve kimsenin görevden alamayacağı bir teknokratik iktidardır.

Christophe Boutry

19 Nisan 2026

Kaynak

***

Palantir manifestosunu yayımlıyor... ve Almanya ile Japonya’nın YENİDEN SİLÂHLANMASI çağrısında bulunuyor, ayrıca “işlevsiz ve ZARARLI kültürlerin” küçümsenmesini talep ediyor!

Madde 6

Ulusal hizmet evrensel bir görev olmalıdır. Bir toplum olarak, yalnızca gönüllülerden oluşan bir güçten uzaklaşmayı ciddi biçimde değerlendirmeli ve bir sonraki savaşı ancak herkes risk ve maliyeti paylaştığında yürütmeliyiz.

Madde 12

Atom çağı sona eriyor. Bir caydırıcılık dönemi olan atom çağı sona eriyor ve yapay zekâ üzerine kurulu yeni bir caydırıcılık dönemi başlamak üzere.

Madde 15

Savaş sonrası Almanya ve Japonya’nın etkisizleştirilmesi geri alınmalıdır (!!!!). Almanya’nın zayıflatılması, Avrupa’nın bugün ağır bir bedel ödediği aşırı bir düzeltmeydi. Japon pasifizmine yönelik benzer ve son derece gösterişli bir bağlılık da sürdürülürse Asya’daki güç dengesini değiştirmekle tehdit edecektir.

Madde 21

Bazı kültürler hayati ilerlemeler üretmiştir; diğerleri işlevsiz ve gerileyici kalmaktadır. Tüm kültürler artık eşittir. Eleştiri ve değer yargıları yasaktır. Oysa bu yeni dogma, bazı kültürlerin ve hatta bazı alt kültürlerin... harikalar yarattığı gerçeğini görmezden gelmektedir. Diğerleri ise vasat, hatta daha kötüsü gerileyici ve zararlı olmuştur.

Genel olarak manifesto, Curtis Yarvin (Mencius Moldbug) yazılarından ve onun “Karanlık Aydınlanma” (Dark Enlightenment) ideolojisinden esinlenmiş görünmektedir.

Bu yazar demokrasiyi reddeder, hükûmetin yerini alacak bir devlet-şirket oluşturulmasını savunur ve ülkenin, devlet sermayesinin sahipleri olan hissedarlara karşı sorumlu CEO-monarklar tarafından yönetilmesi gerektiğini tasavvur eder.

Tribune Populaire

19 Nisan 2026

Kaynak

***

Hatırlatma olarak, Peter Thiel (Palantir’in diğer kurucu ortağı), günümüzde Namibya’da bulunan ve o dönemde Güney Afrika kontrolü altındaki Güneybatı Afrika’da yer alan neo-Nazi kenti Swakopmund’da büyümüştür.

Bu şehir, 1970’lerde hâlâ Hitler’in doğum gününün kutlandığı, dükkânlarda Nazi hatıralarının satıldığı ve bazı sakinlerin birbirlerini “Heil Hitler!” diye selâmladığı (New York Times, 1976) bir Alman sömürge yerleşimiydi.

Oradaki siyah işçiler için koşullar köleliğe yakındı (geçimlik ücret, radyasyona maruz kalma, sağlıksız barınma).

Babasının siyasî görüşleri hakkında hiçbir şey bilinmemektedir. Sıfır röportaj, sıfır alıntı, sıfır kamuya açık arşiv.

Julie Lythcott-Haims (Stanford’daki yurt arkadaşlarından biri), onu odasında apartheid hakkındaki görüşleri konusunda sıkıştırdığını aktarmaktadır. Thiel’in yüzünde hiçbir duygu olmadan, “apartheid’in verimli şekilde işleyen sağlıklı bir ekonomik sistem olduğunu ve ahlâkî meselelerin önemsiz olduğunu” söylediği iddia edilmektedir (Medium, 2016).

Başka bir öğrenci de benzer bir anlatımı doğrulamıştır.

Thiel bu konuşmanın gerçekleştiğini inkâr etmiştir.

Bu iki son derece dengesiz birey tarafından yönetilen bir şirketin bu kadar güçlü olmasının normal olduğunu düşünüyor musunuz?

Kaynaklar: The Contrarian ve The Guardian (2025), NPR (2016) makaleleri.

Tribune Populaire

19 Nisan 2026

Kaynak

***

Manifesto

1. Silikon Vadisi, yükselişini mümkün kılan ülkeye karşı ahlâkî bir borç taşımaktadır. Silikon Vadisi’nin mühendislik elitinin, ulusun savunmasına katılma yönünde olumlu bir yükümlülüğü vardır.

2. Uygulamaların tiranlığına karşı isyan etmeliyiz. iPhone, bir uygarlık olarak en büyük yaratımımız, hatta taç eseri midir? Bu nesne hayatlarımızı değiştirdi ancak artık mümkün olanın sınırlarını da kısıtlıyor olabilir.

3. Ücretsiz e-posta yeterli değildir. Bir kültürün ya da uygarlığın ve hatta onun yönetici sınıfının yozlaşması, ancak o kültür kamuya ekonomik büyüme ve güvenlik sağlayabiliyorsa affedilir.

4. Yumuşak gücün, yalnızca yüksek retoriğin sınırları ortaya çıkmıştır. Özgür ve demokratik toplumların galip gelebilmesi, ahlâkî çekicilikten daha fazlasını gerektirir. Sert güç gerekir ve bu yüzyılda sert güç yazılım üzerine inşa edilecektir.

5. Soru, yapay zekâ silâhlarının inşa edilip edilmeyeceği değildir; bunları kimin ve ne amaçla inşa edeceğidir. Rakiplerimiz, kritik askerî ve ulusal güvenlik uygulamalarına sahip teknolojilerin geliştirilmesinin erdemleri üzerine gösterişli tartışmalara ara vermeyeceklerdir. İlerlemeye devam edeceklerdir.

6. Ulusal hizmet evrensel bir görev olmalıdır. Bir toplum olarak, yalnızca gönüllülüğe dayalı bir güçten uzaklaşmayı ciddi biçimde değerlendirmeli ve bir sonraki savaşa ancak herkes risk ve maliyeti paylaştığında girmeliyiz.

7. Bir ABD deniz piyadesi daha iyi bir tüfek isterse, bunu inşa etmeliyiz; aynı şey yazılım için de geçerlidir. Bir ülke olarak, yurtdışındaki askerî eylemin uygunluğu üzerine tartışmayı sürdürürken, zarar görme tehlikesine girmelerini istediğimiz kişilere bağlılığımızda sarsılmaz kalabilmeliyiz.

8. Kamu görevlileri bizim rahiplerimiz olmak zorunda değildir. Federal hükûmetin kamu görevlilerini ödüllendirdiği biçimde çalışanlarını ödüllendiren herhangi bir işletme ayakta kalmakta zorlanırdı.

9. Kamu hayatına kendini adamış olanlara çok daha fazla anlayış göstermeliyiz. Affetmeye yer bırakmamak—insan psikolojisinin karmaşıklık ve çelişkilerine yönelik her türlü hoşgörüyü terk etmek—başta bulunan ve sonradan pişman olacağımız bir karakterler topluluğu ile sonuçlanabilir.

10. Modern siyasetin psikolojikleştirilmesi bizi yanlış yola sürüklüyor. Ruhunu ve benlik duygusunu beslemek için siyasete yönelen, hiç tanışmayabileceği kişilerde iç dünyasının ifadesini fazlasıyla arayanlar hayal kırıklığına uğrayacaktır.

11. Toplumumuz düşmanlarının çöküşünü hızlandırmaya fazlasıyla hevesli hâle gelmiştir ve çoğu zaman bundan sevinç duymaktadır. Bir rakibin yenilgiye uğratılması sevinilecek değil, durup düşünülmesi gereken bir andır.

12. Atom çağı sona ermektedir. Caydırıcılığın bir dönemi olan atom çağı sona ermekte, yapay zekâya dayalı yeni bir caydırıcılık dönemi başlamaktadır.

13. Dünya tarihinde hiçbir ülke ilerici değerleri bu ülkeden daha fazla ilerletmemiştir. Amerika Birleşik Devletleri kusursuz olmaktan uzaktır. Ancak kalıtsal elitlere mensup olmayanlar için bu ülkede diğer tüm ülkelere kıyasla çok daha fazla fırsat bulunduğu kolayca unutulmaktadır.

14. Amerikan gücü olağanüstü uzun bir barış dönemini mümkün kılmıştır. Pek çok kişi, dünyada büyük güçler arasında bir askerî çatışma olmadan neredeyse bir asırlık bir barışın hüküm sürdüğünü unutmuş ya da bunu kanıksamıştır. En az üç nesil—milyarlarca insan ve onların çocukları ve torunları—bir dünya savaşı görmemiştir.

15. Savaş sonrası Almanya ve Japonya’nın etkisizleştirilmesi geri alınmalıdır. Almanya’nın dişsizleştirilmesi, Avrupa’nın bugün ağır bir bedel ödediği bir aşırı düzeltmeydi. Japon pasifizmine benzer ve oldukça gösterişli bağlılık da sürdürülürse Asya’daki güç dengesini tehdit edecektir.

16. Piyasanın harekete geçemediği yerlerde inşa etmeye çalışanları takdir etmeliyiz. Kültür, Musk’ın büyük anlatılara olan ilgisine âdeta alaycı bir şekilde yaklaşır; sanki milyarderler yalnızca kendilerini zenginleştirme alanlarında kalmalıymış gibi… Onun yarattıklarının değerine yönelik herhangi bir merak ya da gerçek ilgi ya görmezden gelinir ya da ince bir küçümsemenin altında gizlenir.

17. Silikon Vadisi şiddet suçlarıyla mücadelede rol oynamalıdır. Amerika Birleşik Devletleri genelinde pek çok siyasetçi şiddet suçları konusunda omuz silkmekte, sorunu çözmeye yönelik ciddi çabaları ya da seçmenleri ve bağışçıları nezdinde risk almayı gerektiren çözüm ve deneyleri terk etmektedir.

18. Kamu figürlerinin özel hayatlarının acımasızca ifşa edilmesi, çok fazla yeteneği kamu hizmetinden uzaklaştırmaktadır. Kamu alanı—ve kendilerini zenginleştirmekten başka bir şey yapmaya cesaret edenlere yönelik sığ ve küçük saldırılar—o kadar affetmez hâle gelmiştir ki, cumhuriyet, içinde gerçek bir inanç sistemi bulunmayan, etkisiz ve boş kişilerden oluşan önemli bir kadro ile baş başa kalmaktadır.

19. Kamu hayatında istemeden teşvik ettiğimiz aşırı temkinlilik yıkıcıdır. Hiç yanlış bir şey söylemeyenler çoğu zaman önemli hiçbir şey de söylemezler.

20. Belirli çevrelerde dinî inanca yönelik yaygın hoşgörüsüzlüğe direnilmelidir. Elitlerin dinî inanca yönelik hoşgörüsüzlüğü, onların siyasî projesinin, iddia ettiklerinden daha az açık bir entelektüel hareket olduğunu gösteren en belirgin işaretlerden biridir.

21. Bazı kültürler hayati ilerlemeler üretmiştir; diğerleri ise işlevsiz ve gerileyici kalmıştır. Tüm kültürler artık eşittir. Eleştiri ve değer yargıları yasaktır. Ancak bu yeni dogma, bazı kültürlerin ve hatta alt kültürlerin… harikalar yarattığı gerçeğini örtmektedir. Diğerleri ise vasat, hatta daha kötüsü gerileyici ve zararlı olmuştur.

22. Boş ve yüzeysel bir çoğulculuğun sığ cazibesine direnmeliyiz. Amerika’da ve daha geniş anlamda Batı’da, son yarım yüzyıldır kapsayıcılık adına ulusal kültürleri tanımlamaktan kaçındık. Ancak neyin içine kapsayıcılık?

Palantir Technologies Inc.

18 Nisan 2026

Kaynak